Ressam Kezban Arca Batıbeki Contemporary İstanbul fuarından sonra Radikal gazetesinden Ayşegül Sönmez’e bir mülakat vermiş.Doğrusu Batıbeki’nin sözlerine sanat dünyasından hiç ses çıkmaması beni en az o sözler kadar şaşırttı.
Ne dediğine bakalım:
Önce bir süredir ilgisini çeken “alt sınıf kadın”ın tanımını yapıyor.
Diyor ki; “Ben ortalıkta olan biriyim ve onlarla çok karşılaşırım. Her şeyden önce yardımcım öyle biri. Onun arkadaşları televizyon programlarına izleyici olarak gidiyor otobüslere binip... Orada görünür olmayı büyük bir marifet olarak nitelendiriyor.”
Sonra sanat dünyasıyla ilgili bir tespitini bizlerle paylaşıyor: “Kürt olmak ve gay olmak moda. O zaman bir numarasın, şahanesin... Penis de gösteriyorsan resminde daha ne istersin?”
Of of of... Ve la havle...
Evet, Kezban Hanım uzun süredir kayda değer, çağdaş sanat piyasasına yön veren işler yapmıyordu...
Ve evet büyük ihtimalle ilgi çekmek için böyle konuştu...
Yine de bu sözleri öylesine bir safsata olarak geçiştiremeyiz. Çünkü Kezban Hanım Türkiye’deki bir zihin halini çok net ortaya koymuş, o ve onun gibi düşünen, kendisine aydın diyen bir kısım burjuva kadınların hayal ettiği dünyayı çok iyi temsil etmiş.
O dünya nasıl biliyor musunuz?
Kürtlerden, gaylerden, cahillerden, kırolardan, yoksullardan ari bir dünya.
Beyaz, ayıp tarifi aşırı muhafazakar kafalarınkiyle yarışan, katı laik, steril bir dünya.
Öyleyse lütfen durdurun Kezban Hanım’ın dünyasını... Müsait bir yerde inecek var!
Işıl ışıl ama suni... Konforlu ama tekdüze... Basmakalıp ve sıradan bir dünyada yaşayamam ben.
Her şeyden önce sıkılırım. Böyle dünyadan da nasıl iyi sanat çıkar bilmem.
2 yorum:
allah iyiligini versin. gulerken sandalyeden devrildim. tesekkurler.
M.
süper yazmışsın.. ama enteresan olan bunları söyleyebilen sevgili kezban hanım radikalde kendi sanat gezilerini, kendi fikirlerini yazıyor.. başka kimse yokmuş gibi, gerçekten okunabilecek belki de tek gazete olan radikalde isim bulması ne kadar doğru acaba..
Yorum Gönder