02 01 2010

Yahşi Batı'ya gidilir çünkü...



* Cem Yılmaz’ın filmi... “Yanlış zamanda yanlış yerdeki Türkler” mevhumunu ondan daha iyi kimse anlatamaz. Daha doğrusu Türk olmanın yaş, cinsiyet ve sınıf farkı gözetmeyen ortak garabetlerini kimse Cem kadar ince ve komik detaylarla ortaya koyamaz.
* Komik... Filmin bir çok yeri çok ama çok güldürüyor.
* Bir çuval skeçten ek yerleri göze batan yamalı yorgan yapmamışlar. Her planına özenilmiş başı sonu belli bir film.
* Siyasi tavrı kıvamında. Belki Edward Said’in gözlerini yaşartmaz ama hakkaniyetli ve temel bir Oryantalizm eleştirisi olduğu kesin. Hem doğunun hem batının stereotip safsatalarıyla güzel dalga geçiyor.
* Orta zekalı ama iyi eğitimli bir Osmanlı diplomatını canlandıran Ozan Güven’le çok iyi bir ikili olmuşlar. Paslaşmaları o kadar doğal ve kendiliğinden ki Cem’in neden arkadaşlarıyla film çekmeyi tercih ettiğini iyi anlıyorsunuz.
* Cem bu kez GORA ve AROG’taki Arif karakterinden tamamen sıyrılmış. Sesini inceltmeden, aksan yapmadan konuştuğunda çok daha komik olduğunu düşünmüşümdür. Bu filmde öyle.

AMA TABİİ BUNLARI YAPARSANIZ OLMAZ
* Yahşi Batı bir Cem Yılmaz gösterisi değil. Ya ne? Film. 3 dakika oldu hala gülmedim demeyin. Bu tutum adil olmuyor.
* Yine Cem Yılmaz gösterisinin temposundan kerteriz alıp, e amma da yavaşmış, e amma da uzunmuş hezeyanlarına kapılmayın. Mantıklı olmuyor. Çünkü uzun filan değil. 122 dakika... Yani ortalama bir film ne kadar sürerse o kadar sürüyor.
* Özkan Uğur ve Demet Evgar’dan bir şey beklemeyin. Silikler ve kayda değer bir katkı sağlamıyorlar. Filmin başında kısacık bir rolü olan Demet Tuncer mesela çok daha iyi, iz bırakıyor.
* Eğlenmemeye yeminli gitmeyin. Aksini yapın, Allah aşkına kasmayın. Filmin sahipleri çıkıp da “Scorsese’nin dudağını uçuklatacak epik bir şölen yaptık” vaadinde bulunmadı, unutmayın. Kaliteli bir eğlenceliktir bu, eğlenin.

1 yorum:

irfan dedi ki...

filmi dün akşam izleyebildim, yazdıklarınıza katılıyorum, birkaç nokta dışında gayet izlenebilir ve komik.